ÇOCUKLARDA TEKNOLOJİ KULLANIMI

 

EKRAN HAPİSHANESİNİN ANAHTARI EBEVEYNİN  ELİNDE OLABİLİR Mİ?

Son zamanlarda baktığımız her yerde elinde cep telefonu taşıyan insanlar görüyoruz. Yürürken, dinlenirken, uyurken, uyanırken…

Cep telefonu bir parçamız haline geldi. Hayatın birçok alanında dijital kolaylık sağladığı bir gerçek. Çoğu yere gitmeden elimizdeki telefonu kullanarak işlerimizi halletmeye başladık. Evdeki televizyon sayesinde sinemayı evimize taşıdık, mutfaktaki birçok teknolojik alet bize hızlı çözümler sundu. Ne büyük konfor öyle değil mi?


Hayatımıza sağladığı kolaylık ve zaman tasarrufu teknolojinin en büyük artılarından. Dijital bir dünyaya kucak açtık. Buradan geri dönüş zor.  Böyle bir dünya uyum gerektirdiği için elbette ki becerilerimizi arttırmak, dijital dünyayı tanımak ve teknolojiyi doğru kullanmak uyumumuzu kolaylaştıracaktır.

Teknolojinin aşırı kullanımı beraberinde bazı sorunlar da getirmektedir. Ekran bağımlılığı günümüz problemleri arasında ilk sıralarda yerini aldı. Yetişkin iradesi, bağımlılığa yenik düştü diyebiliriz. Günümüzde çoğu insanda dikkat ve odaklanma süresi bir reels süresiyle bağdaşır hale geldi. Kısa ve sık videolar izleyerek aslında daha uzun içerikler izleyemez olduk çünkü daha uzun süreli yayınlarda ekrana odaklanamıyoruz. Etrafta ifadesiz, donuk suratlar dolaşmaya başladı. Sanal dünyada gezinmek; insanı gerçek dünyadan, yüz yüze iletişimden, empatiden ve toplumsal birçok beceriden hızla uzaklaştırmaktadır. Tahammül eşiği düşük, kavgaya hazır bir topluma dönüştük. Herkes herkese öfkeli…

İrade ve bilincimize rağmen bu kadar değişip bağımlılığa kapılabiliyorsak çocukların ekrana maruz kaldığı halde zarar görmeyeceğini düşünmek gerçekçi değildir.

ÇOCUKLARDA TEKNOLOJİ KULLANIMI

Dijital bir dünyaya gözlerini açan çocuğu teknolojiden mahrum bırakmak doğru değildir. Kendisini bekleyen dünyaya uyum sağlayabilmesi için teknolojiye dair becerilere elbette ihtiyaç duyacaktır. Teknolojiden faydalanarak birçok şey öğrenmesi de mümkün. Ancak çoğu konuda olduğu gibi teknoloji kullanımında da birtakım sınırlar gerekir. Öncelikle ekranla geçirilen süreleri konuşalım. İlk 2 yaşta uzmanların ekran kullanımını önermediklerini hatırlatalım.  Okulöncesi dönem ortalama 30-40 dk, ilkokul-ortaokul dönemi 1-1,5 saat, lisede 2 saat tavsiye edilen sürelerdir. Bu süreleri aşan kullanımlar birçok gelişim alanını tehdit etmektedir. Okulöncesi dönemdeki çocuk öğrenmeye ve sosyalleşmeye oldukça açıktır. Ancak bu dönemde verimsiz ve sağlıksız ekranlara fazla bağlı kalan çocuklar sosyalliği ve doğru iletişimi pek öğrenemezler. Çocuklarda genel olarak aile bağları oldukça zayıflamakta, yaratıcılıkları körelmekte, beyin gelişimleri ve akademik başarıları zarar görmektedir. Uyku bozuklukları, dikkat eksikliği, kilo artışı, göz rahatsızlıkları diğer sonuçlardır. Öfkeli ve saldırgan bir çocuğunuz olduğunu düşünüyorsanız ekran kullanımını gözden geçirmeniz gerekebilir. Ekrana fazla bakmak çocuklarda stres seviyesini arttırarak daha tahammülsüz ve sabırsız olmalarına sebep olabilmektedir.

PEKİ NELER YAPILMALI?

Ebeveynler, öncelikle kendi alışkanlıklarını gözden geçirmelidir. Eğer anne/baba veya bakımla ilgilenen yetişkinlerde teknolojik cihaz kullanım oranı yüksekse çocukların bu davranışları yapma olasılığı da yükselmektedir. Çocuk dünyasında yetişkin eylemleri örnek niteliği taşır. Çocuk, gördüğünü uygulamaya çok açıktır. O yüzden alışkanlıklar gözden geçirilmeli ve sağlıksız kullanımlar azaltılmalıdır. Bir diğer önemli husus da çocukla geçirilen süredir. Çoğu çocuk ailesinden göremediği ilginin yerini doldurmak için ekrana yönelmektedir. Asıl ihtiyaçların giderilmesi çocuğu daha çok geliştirecektir. Ev rutinleri oluşturmak, dış mekan aktiviteleri ayarlamak, beraber oyunlar oynamak, alternatif etkinliklere ve hobilere çocuğu teşvik etmek daha verimli zaman dilimleri sunacaktır.

Teknolojik cihazlar kullanılırken güvenli internet uygulamaları önerilmektedir. Kullanılan internet ağlarının güvenli oluşu ve ekran süresinin denetleyici uygulamaları önem arz etmektedir. Iphone telefonlarda Ekran Süresi, android cihazlarda ise Google Family Link uygulamaları ile çocuğunuzun ekran kullanım süresini denetleyebilirsiniz. Youtube kullanıyorsanız çocuklarınız için Youtube Kids uygulamasını tercih edebilirsiniz. Çocukların izlediği yayınlar, oynadığı oyunlar düzenli olarak takip edilip kontrol edilmelidir. İçeriği belirsiz, yaşa uygun olmayan yayınlar izlendiğinde çocuklar zihin kirliliği yaşayıp kafaları karışmaktadır. Üstelik çoğu çocuk yanlış öğrenmelerini denemeye de merak duyabilmektedir.

Çocuk kendi telefonunu kullanmaya başladığında da ebeveyne çok iş düşmektedir. Bu noktada 14-15 yaştan önce kişisel telefon kullanımının pek uygun olmadığını belirtelim. Aileler telefon kullanan çocuklarını bazı konularda uyarmalı ve bilinç oluşturmalıdır. Farkındalık oluştururken  “5 alarm noktası”  mutlaka konuşulmalıdır. Bunlar Kişisel Bilgiler, Özel Fotoğraflar, Tehdit, Şiddet ve Kötü Dokunuştur (Klinik Psikolog Mehmet Teber). Çocuğa ne olursa olsun bu durumlara maruz kaldığında sessiz olmaması ve mutlaka size haber vermesi gerektiği söylenmelidir. Çocuğunuza bu konularda koşulsuz destek sözü vermeniz, onun daha kolay haber vermesini sağlayabilir. Yani böyle bir durum yaşandığında sırf sizden korktuğu veya çekindiği için anlatmadığında daha çok zarar görebilmektedir. Son zamanlarda artan istismar ve siber zorbalıkta hedef, çoğunlukla çocuklar ve gençlerdir. Denetimi yapılmayan mecralar tehlike saçmaya devam ediyor. O yüzden çocuk kendisini koruması ve özellikle hangi noktalara dikkat etmesi gerektiğini bilmelidir.

ÇOCUKTA BAĞIMLILIĞI ANLAMA

Bir çocuk, teknoloji kullanımında özdenetimi çoğunlukla sağlayamaz ve ebeveyn korumasına ihtiyaç duyar. Zamansal olarak herhangi bir sınırlamayla karşılaşmayan çocuk, saatlerce ekrana maruz kalabilmektedir. Kendiliğinden bırakmasını beklemek, çoğu zaman işe yaramaz. Sık kullanımlar da bağımlılığa dönüşüp çocuğu öfke krizlerine sokabilmektedir. Çocukta bağımlılık olduğunu gösteren işaretlerden biri, teknolojik aygıtlara ulaşamadığında nasıl tepki verdiğidir. Söz gelimi eğer siz çocuğun elinden telefonu aldığınızda sakinleşemeyecek kadar yüksek bir stres yaşıyorsa, başka aktivitelere yönlendirildiğinde ilgilenmiyorsa ve uzun süreli ağlamalara başvuruyorsa bağımlılıktan söz edilebilir. Bir diğer husus çocuğun uyku durumlarıdır. Bağımlı olan bir çocuk dijital dünyadan ayrılmakta çok zorlanır ve bu durumdan uykuları da etkilenir. Çok geç saatte uyumak, uykuya dalmada güçlük ve bölünmüş uykular sık sık yaşanabilir. Uyku süresi büyüme hormonuyla ilişkilidir. Gelişim dönemine uygun uyku süresi olmadığında gelişim gerilikleri yaşanabilmektedir.

Çocuk, vaktinin çoğunu ekran başında geçirmek isteyebilir. Dışarı çıkmak, arkadaşlarıyla bir araya gelmek, farklı aktiviteler ilgisini çekmemeye başlar. Aile ve arkadaşlık ilişkileri hızla bozulmaya başlar. Teknoloji olmadığında sudan çıkmış balığa döner ve ne yapacağını bilemez çünkü gerçek dünya, dijital dünyaya benzemez. Bu belirtiler baş gösterdiğinde sınır koymak oldukça güçleşir. Bağımlı olan bir çocuğun mutlaka çocuk ve ergen psikiyatrisinden profesyonel destek alması önerilmektedir. Çoğu zaman bağımlılığa depresyon, anksiyete, dikkat eksikliği gibi başka ruhsal sorunlar da eşlik edebilmektedir. Bu tarz durumların erken fark edilmesi ve vaktinde müdahale edilmesi çocuk sağlığı için önem taşımaktadır.

Ebeveynler, çocuk dünyasında oldukça güçlü figürlerdir. O yüzden gücünüzü fark edin ve çocuklarınızı zararlı dış etkenlerden korumak için kollarınızı sıvayın. Evet, ekran hapishanesinin anahtarı  sizin elinizde:)

Okul Psikolojik Danışmanı

Şirin TURAN



Yazdır

Paylaş Facebook  Paylaş twitter  Paylaş google  Paylaş linkedin



  Beğen | 182  kişi beğendi